ÇOCUĞUN DUYGUSAL GELİŞİMİ

Duygu: Belirli nesne, olay ya da kişilerin bireyin iç dünyasında uyandırdığı izlenimler olarak tanımlanır.

İnsan, hayatı boyunca çevreden gelen uyarıcıların etkisiyle çeşitli duyguları yaşar. Birey sosyal çevre ile etkileşim içindeyken az ya da çok haz ve elem duyguları içindedir. Çocukların fizyolojik ve psikolojik ihtiyaçlarının karşılanması ya da karşılanmaması onlarda bazı duyguların oluşmasına neden olur. Yaşamın ilk günlerinde altı değiştirilen, karnı doyurulan bebek haz duyar. Ancak büyümeyle birlikte sadece fiziksel ihtiyaçlarının karşılanması haz duyması için yeterli değildir. Çocuk; annesinin kucağında olmak, sevilmek, okşanmak, annesinin sıcaklığını hissetmek ister.

Çocukların duygusal gelişiminde aile içi yaşantısının büyük önemi vardır. Çocuk aile içindeki yaşantısıyla kendine has duygusal özellikler geliştirir. Özellikle 1 yaşından sonra çocuğun duygusal gelişimi daha belirgin derecede ortaya çıkar. Çünkü bu yaştan itibaren dış dünyaya daha fazla açılmaya başlar. Kendisi dışındaki dünyayı daha iyi ayırt etmeye başlar.

İlk yıl içinde tamamen sizinle dolu olan dünyası artık çeşitlenmektedir. Onun tek odak noktasında siz vardınız. Bu yavaş yavaş değişmektedir. 1 yaşına gelen çocuk artık sizin dışınızdaki bireylere de yavaş yavaş kınlık göstermeye başlayacaktır. Diğer aile bireylerini de tanıyacaktır. Dedesini, babaannesini, anneannesini, halasını, dayısını, komşuyu, vb. tanımaya başlayacaktır.

Çocuk işte tüm bu yaşantılarıyla kendisi olmaya başlayacaktır. Yepyeni bir birey olmaya doğru ilerleyecektir. Siz de bir anne baba olarak onun duygusal olarak daha iyi yetişmesi, doyumlu bir hayat yaşaması, duygusal yönden sağlıklı bir birey olması için çaba göstermelisiniz. Her çocuk birbirinden farklı farklı karakterlerdedir. Kimisi hırçın kimisi uysal, kimisi neşeli kimisi daha sinirli, kimisi sakin, kimisi yaramaz, kimisi çekingen kimisi girişken. Bu listeyi daha da uzatabilirsiniz.

İşte tüm bu ve buna benzer etkenler çocuğun duygusal gelişimini etkiler. Bundan dolayı çocuğun olumlu bir duygusal gelişimi için anne ve babalar azami gayret göstermeli ve olumlu bir tutum takınmalıdırlar. Her şeyden önce evde güven dolu, sevgi dolu bir ortamı tesis etmelidirler. Çocuğa şefkatle yaklaşılmalıdır. Ona duygularını gösterin. Onu sevdiğinizi belli edin. Onunla iyi ve dengeli bir iletişim dili geliştirin. Onu destekleyin ve cesaretlendirin. Onun başkalarıyla da olumlu ilişkiler kurmasına yardımcı olun.

 

Duygusal Gelişimle İlgili Kavramlar:

Duygu: Duygular, çocuğun temel gereksinimleri ve bu gereksinimlerin etkisini dışarı yansıtmasıdır. Haz ya da elem olarak yaşanan duyguların yansıması çocukta sevinç, mutluluk, üzüntü, korku, öfke, kıskançlık, saldırganlık ve ağlamadır. Duygular, öğrenme ve olgunlaşmayla birlikte yaşamın her döneminde farklılıklar gösterir.

Heyecan: Heyecan, genellikle yoğun yaşanan, olumlu ya da olumsuz duyguların organizmada durgun ve olağan durumunu bozması olarak tanımlanır. Heyecan hem haz yönünde hem de elem yönünde olabilir. Heyecanın haz ya da elem yönünde olmasını çevreden gelen uyarıcılar belirler. Heyecanın oluşmasında her zaman çevresel faktörler etkili değildir. Bazen de birini düşünmek ya da hayal etmek bireyin heyecanlanmasına neden olur.

Refleks: Organizmanın, bir uyarana karşı verdiği cevaptır. Bebeğin dünyaya gelmesiyle birlikte tutma, emme gibi refleksleri devreye girerek hayata uyumunu kolaylaştırır. Bu refleksler on 15-16. haftalardan itibaren kaybolur ve yerini öğrenilmiş davranışlara bırakır.

Haz: Haz, bir güdünün doyumu sağlandığında ya da bir amaca varıldığında yaşanan duygudur. Haz, bireye mutluluk ve rahatlık verir. Haz, ihtiyaçların doyumundan kaynaklanan bu duygu insanı sevindiren duygular olarak tanımlanır. Sevinç, mutluluk, hoşlanma ile ifade edilir.

Büyüklerin küçüklere sevecen davranması onları neşelendirir ve mutlu eder. Kişinin merak ettiği bir konuyu araştırması da onun merakının giderilmesine neden olur.

Çevreden gelen tüm etkiler, mutluluk ve rahatlık verir. İhtiyaçların doyumundan kaynaklanan, insanı sevindiren duygulardır. İnsanı sevindirir ve haz verir. Haz veren bu duygular olumlu duygulardır. Haz duyguları, insanın yaşamına renk verir; gelişimine ortam hazırlar, duygu sistemini güçlendirir, düşünmeyi çabuklaştırır, çocuğu yaşama bağlar.

Elem: Bireyler, ihtiyaçları karşılamadığı ve duyguları tatmin edilmediği zaman gergin ve mutsuz olurlar. Buna da elem denir. Elem, insanda gerilim yarattığı kişinin kendisini ve karşısındakini üzdüğü veya zarara uğrattığı için olumsuz bir duygudur. Kişinin başarısızlığa uğraması, baskı altında kalması, sevdiği bir kişiyi yitirmesi elem duyguları yaratır. Bu duygulara bir başkası neden oluyorsa öfke, kıskançlık, nefret, iğrenme, kızgınlık, düşmanlık gibi duygulara neden olur. İnsanın karşısındakinden çok kendinden kaynaklanan elem duyguları ise korku, utanma, üzüntü, sıkıntı, bıkkınlık, eziklik gibi duygulardır.

Duygusal Gelişime Uygun Etkinlikler:

• Çocukların; yaşına, gelişim düzeylerine ve bireysel farklılıklarına uygun etkinlik planlama ve çevresel düzenlemeler yapmak
• Çocukların, kendilerini kabul ettirmelerini sağlayıcı, benliklerini olumlu yönde geliştirebilmeyi destekleyici tavır ve tutumları benimsemek.
• Çocukların, duygu ve düşüncelerini kabul görecek şekilde açığa vurmalarını ve diğerlerinin duygu ve düşüncelerini anlayabilmelerine olanak sağlamak.
• Çevrelerindeki diğer çocuk ve yetişkinlerle etkileşim içinde olmalarını sağlayacak ortamlar yaratmak.
• Çocukların, çevrelerini ve dış dünyayı algıladıkları şekilde ifade edebilmelerine yardımcı olmak.
• Çocukların iş birliği yapma, görev ve sorumluluk alma, paylaşma vb. davranışların olabilmesine fırsat veren etkinlikler planlamak.
• Çocukların seçme ve karar verme becerilerini kazanmalarına fırsat vermek.

Görüldüğü gibi duygular, birey olmanın en önemli unsurudur. Bütün insanların, yeni doğmuş bebeklerin bile duyguları vardır. Sosyalleşmenin olabilmesi için duygular temel rolü üstlenir. Bu yüzden duygular, yaşama uyum sağlama fonksiyonlarıdır.

“ÇOCUĞUN DUYGUSAL GELİŞİMİ” için 4.174 yanıt